:::
okumakta olduğunuz yazı...
Dinlemek Lazım, Eleştiri, Eurovision, Festival, müzik, Televizyon, Video

Love Me Back – Can Bonomo

Can Bonomo - Love Me Back

Can Bonomo - Love Me Back

Dün gece itibarıyla Can Bonomo nihayet TRT ekranlarına çıktı ve “acaba nasıl bişey” diye beklediğimiz şarkısını seslendirdi, dans etti, ne kadar sempatik bir şahıs olduğunu gösterdi. Sonuç olarak Love Me Back’i ben sevdim ama tabi kime ne bundan :). Yine de twitter, facebook vs yorumlarına şöyle bir baktım da genel izlenim de benimkinden pek farklı değilmiş. Güzel, demek ki ortalama olarak “beğenildi” diyebiliriz. Tabi sonuç önemlidir, değildir vs bunlardan sonra bahsederiz ama şu dil mevzusunun hala tartışılıyor olması beni çileden çıkarıyor. Önce bu konuyu (her sene olduğu gibi) kısaca bir daha açalım.

Bu sabah Fox’ta Fatih Portakal’ın programının son yarım saatinde şarkıyı nasıl buldunuz diye telefon bağlantıları yapıldı. İnsanlar bağlanıp fikirlerini söylüyorlar işte, bildiğimiz klasik yorumlar:

– Şarkı iyi ama neden ingilizce

– Yani güzel ama keşke türkçe olsaydı. Kültürlerin kaynaşması filan şeysinden…

Arkadaş, dünyaya hoşgeldin. Kültürler çoktaaan kaynaştı zaten. İnternet diye birşey var bilmem duydun mu? Ayrıca atıyorum Çek Cumhuriyetinin Çekçe şarkısını dinlediğinde / seyrettiğinde onun kültürüyle nasıl kaynaşıyosun, merak ediyorum. Geçiniz bunları… Bana kalsa bu kadar içinde “bizim ezgilerimiz” olsun, “bizim enstrümanlarımız” olsun baskıları bile yersiz. Olup olmaması seçilen sanatçının kendi tercihi olmalı. Ama dil konusunu iyice gereksiz buluyorum. Hele oylama gecesi sunucunun Hello yerine Merhaba Ankara demesiyle orgazm olanlara yüz nakli de kesmez, kafa nakli yapmak lazım. Bir gün herkes türkçe konuşmayacak, unutun bunu.

Neyse bu konuda içimdekini döktüm, rahatladım. Gelelim Love Me Back’e. Açıkçası dün ilk dinlediğimde “bu da nesi” dedim. Genel olarak ilk tepkim budur zaten. Ama bir-iki dinleyişte durum bayağı bir değişti. Hele ki geçen yılın Yüksek Sadakat trajedisinden sonra Can Bonomo’nun şarkısını çok sevdim bile diyebilirim. Love Me Back şu haliyle bile oldukça “catchy” bir şarkı. Yani sizi iyi yakalıyor. Nakaratın sık tekrarı, basit bir melodi olması, Can Bonomo’nun sempatik tavırları ve dansının etkisi büyük bu yakalama mevzusunda tabi.

Alexander Rybak

Alexander Rybak - Image via Wikipedia

Can Bonomo’nun kaşına gözüne mi oy verecekler, demeyin. Eurovision’la biraz ilgilenenler iyi bilirler, sanatçının şarkısı dışında sahnede ya da sahne arkasında sıcak, cana yakın birisinin olması, şarkının da bir o kadar konuşulması sonucunu doğurur. Zaten birinci olan ya da iyi derece alanlara bakarsanız genelde böyle yanakları sıkılası, tatlı kişiler veya gruplardır. Lena (Almanya) öyleydi mesela. Alexander Rybak (Norveç) da öyle. Dolayısıyla Yüksek Sadakat’in kibar tabiriyle sahnedeki odunsu duruşundan sonra Can Bonomo sanırım en azından bu konuda bir fark yaratacaktır.

Şarkı ise mevcut haliyle bile bana göre gayet iyi. Muhtemelen üzerinde bir takım oynamalar, iyileştirmeler filan da yapılacaktır her yıl olduğu gibi. Ama böyle dramatik değişiklere ihtiyacı olduğunu filan düşünmüyorum. Sahne performansının da nasıl birşey olacağına dair en ufak bir fikrim yok. Ancak TRT’deki lansman başlı başına son yılların en iyilerinden biri. Sahnede kaç kişi vardı bilemiyorum ama şarkıyı yaparken 27 ayrı enstrüman kullanılmış. Doğal olarak o kadar çalgıyı bir anda sahnede görmek ister istemez ihtişamlı duruyor. Ancak eurovision sahnesinde (hala devam ediyor mu bilmiyorum) 6 kişi sınırı olduğu unutulmamalı. Can Bonomo’yu da çıkarttığında 5 çalgıcıyla aynı ihtişamı yakalamak zor olabilir. Dolayısıyla muhtemelen sahne performansı adına farklı birşeyler tasarlayacaklardır.

Özetle her ne kadar TRT’nin son yıllardaki erkek sanatçı/grup ağırlıklı seçimlerini kınasam da Can Bonomo’nun iyi bir seçim olduğunu düşünüyorum. Umarım 24 Mayıs’taki yarı finalden çıkar, keyifli bir final izleriz. Zevksiz geçen geçtiğimiz yılı ancak bu telafi edebilir :).

About Taquo

I have been composing songs and singing since I was very little. But only recently I have decided not to keep them for myself but share them with the world. Eventually I released four singles in various languages (english, turkish, french and spanish).

Tartışma

Henüz yorum yapılmamış.

Siz Ne Düşünüyorsunuz? Yorum filan...?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

antibakteriyel

Twitterttıklattırdıklarım

Hata: Twitter yanıt vermedi.Lütfen birkaç dakika bekleyip bu sayfayı tazeleyin.

Şunlardan Bahsederim…

Falanca bi zaman yazdıklarım

Kopyalayanın ensesindeyim!

Protected by Copyscape Originality Checker

Gelenim gidenim boldur

  • 103,225 kere tıklamışlar zira

StatCounter

wordpress hit counter kişi ziyaret etmiş Personal Blogs Blog Directory & Search engine Follow Me on Pinterest
%d blogcu bunu beğendi: