:::
okumakta olduğunuz yazı...
Anket, Dr. Radi Kaliki, Komik, Politik, yazılarım

Dr. Radi Kaliki’den hayat dersleri: Şifa niyetine referandum

Dr. Radi Kaliki

Merhaba sevgili okurlar. Oldukça sıcak bir yaz mevsimini geride bırakmakta olduğumuz şu günlerde, dikkat ettim de takım elbiseli bir takım adamlar, meydanlarda, medya organlarında ve bilumum internetlerde bir bağırış bir yakarış bize birşeyler anlatmaya çalışıyor, mangalda kül bırakmıyorlar. Tanıdık gelen bu yüzlerden biri Evet diye yırtınırken, bir diğerleri Hayır, bir takım bazısı da Boykot diye hönkürüyorlar.

Efendim, hemen bilgilendireyim. Pek yakın, anlamlı ve işveli bir tarihte, 12 Eylül’de, sonuçları itibarıyla bizler adına manası tartışılır bir seçim (referandum) için sandık başına gideceğiz. Üzerinde TC kimlik numaralarımızın (ÖR/ barkod gibi) yazılı olduğu kimliklerimizle (bkz. nüfus cüzzamı), bize söylenen sandığa gidip EVET ya da HAYIR şeklinde oylarımızı vereceğiz. Etki altında kalmamanız için söylemek istemiyordum ama benim şahsi oyum Tansu Çiller’edir. Gerçi sonuç olarak birşey değişeceğine inanmasam da sosyalleşme adına önemli bir doğa olayı olduğunu düşündüğüm referandumun, diğer şifalı yönlerinden de kısaca bahsetmek isterim.

Mesela, özellikle bu referandumun, adeta satranç damasında olduğu gibi iyi bir beyin jimnastiği aracı olduğunu söyleyerek başlayayım. Yaygın inanışla evet ve hayır gibi basit iki seçimden biri olarak görülmesine rağmen, biraz eşeleyince ortaya çıkan diğer seçenekler (boş oy vermek (nam-ı diğer boykot), hiç oy vermemek, hem evet hem hayır demek, yetmez ama evet, yetmez onun için hayır, yeter artık never, hayır forever) gibi alt seçeneklerin varlığını bile düşünmek, eğer şimdiden kafayı yemenize sebep olmazsa ileriki yaşlarda sizi alzheimer, paranoya(*) ve beyin pırtlamasından koruyan ciddi bir egzersiz olacaktır. dipnod (*) paranoyadan o kadar emin değilim yalnız… paranoia da olabilir.

Bir diğer önemli faydası da muhakeme, ayrıştırma ve tümden gelip bütün içinde yön bulma yeteneğinizi geliştirebilmenizdir. Bunu da basitçe bu referandum için yapılagelen propaganda adı verilen şizofrenik semptomları inceleyerek gerçekleştirebilmeniz mümkündür. Örnek vermek gerekirse, referandumun anayasadaki değişim için yapılıyor olmasına rağmen, meydanlarda genel seçim havaları esmesi, boy, soy, fındık, fıstık fiyatları gibi durumların analitik çözümlenmesi ve diğer post-operative atraksiyonların bitaraf olarak bertaraf edilmesi gibi.

Yine özellikle önümüzdeki referandumun araştırmacı kimliğinize sağlayacağı faydalardan da bahsetmemek olmaz. Söz konusu referandumda tam olarak ne amaçla, neyi oylayacağımız, anayasada hangi maddelerin nasıl değişeceği konusunda doğru dürüst bilgilendirilmediğini farkedebilen ve dolayısıyla nesli tükenmek üzere olan zeki türlerdenseniz, oturup kendi çabanızla internet, gazete ve parşömen kağıdı gibi medyatik ekipmandan faydalanabilir, hatta biraz sıksanız bu konu üzerine bir tez yazıp akademisyon bile olabilirsiniz.

Referandumun gerek iftar gerekse rakı sofralarında en önemli tartışma konularından biri olmasının sosyalleşmemiz üzerine de sonsuz yararları bulunmaktadır. Ancak bu konuda biraz dikkatli olmanızı tavsiye ederim zira tartışmanın dozunu kaçırmayıp tadında bıraktığınız müddetçe kaynaştırıcı ve bir o kadar da fingirdeştirici olan referandum, dikkat etmezseniz göz altlarında morluklara, yaralanmalara ve acil tıbbi yardım gerektiren pataklanmalara, hatta allah göstermesin, post-psiko-travmatik barsak düğümlenmesine bile sebep olabilir. (Kaynak: Meydanla Rousse)

Son olarak, vereceğiniz temel oylara göre psikanaliz sonuçlarına da bir parça değinelim isterseniz. Şayet vereceğiniz oy:

EVET ise: Bu grup temel olarak ikiye ayrılır. Birinci grup Stockholm Sendrom Şeysi (S.S.Ş.) adıyla da bilinen depresif agresyonun bir benzeridir. Toplumumuzda oldukça yaygın olarak görülen tedavisi hemen hemen imkansız patolojik bir durumdur. Bu kişiler, onları yönetenler tepelerine dışkılasa da (basit bir gayta testi ile anlaşılabilir), hala peşlerinden gitmeleri ve her söyleneni daha nokta konmadan alkışlamalarıyla hemen ve kolayca teşhis edilirler. Velev ki referandumda “sizin pataranız zatlike mi” diye sorsalar,  bu tipler yine hiç düşünmeden EVET’i basıverirler. Ancak teşhis bu denli kolayken malesef tedaviler bugünkü teknolojiyle bile sonuç vermemektedir. Bir diğer grup ise daha bir entellektüel olup, daha ziyade İstiklal caddesi, Beyoğlu gibi alanlarda gruplar halinde yaşarlar. Bunların oyları sosyal yaralara gösterdikleri aşırı duyarlılıktan (alerji) dolayı, daha çok “yetmez ama evet” kategorisine girmektedir. Oyları ilk gruptaki kadar sağlam olmayıp, Hayır’a dönme ihtimalleri bulunur ancak kronikleşmesi durumunda anti-allerjik ajanlarla kısmen de olsa tedavi mümkün olabilir.

HAYIR ise: Bu grup da EVET’çiler gibi iki temel gruba ayrılır. İlk grupta “Hayır Forever” tipi oylama adeta saplantı halindedir. Bunlar genellikle aydınımsı varlıklar olup, malesef toplumun tamamına yakınından izole olmayı seçmiş türlerdir. Birinci grup EVET’çilere benzer olarak asla dinlemezler (sadece oy yönelimleri muhalif olmak şekline tezahür eder) ve daha da kötüsü tedaviye de asla yanaşmazlar. Daha ılımlı tür Hayır’cılar ise, “neden madde madde oylamıyoruz”, “niye hepsine birden evet veya hayır demek zorundayım” türü akılcı görünen yaklaşımlarıyla teşhis edilirler. Fiziksel görünüş olarak ikinci grup Evet’çilere yakın görünürken (erkek bireylerde sallantılı küpe, kadınlarda çiçek veya kilim desenli entel kostüm), zihinsel gelişim açısından “Hayır Forever”cılar etkisinde kalmış ezik tiplerdir. Erkek tipi kellik ve pişik en sık bu grup içinde görülür. İsviçre’li bilimadamlarının kesin başarıya ulaşmamış tedavi yöntemleri varsa da, benim önerim oylarına kahve falı, tarot türü pozitronik ilim araç/gereçleriyle karar vermeleridir.

Evet sevgili okurlar, Antibakteriyel blogundaki bu ilk yazımda önümüzdeki referandumun insan psikolojisi, patogenezisi ve küresel ısınma üzerine olan etkilerinden bahsetmeye çalıştım. Şimdilik hoşçakalın. Sağlıklı Günler!

Dr. Radi Kaliki

About Taquo

I have been composing songs and singing since I was very little. But only recently I have decided not to keep them for myself but share them with the world. Eventually I released four singles in various languages (english, turkish, french and spanish).

Tartışma

2 thoughts on “Dr. Radi Kaliki’den hayat dersleri: Şifa niyetine referandum

  1. önemli bir konuya espritüel bir anlatımla değinmişsiniz yazılarınızı takip edeceğim kolay gelsin

    Posted by Psikolog | 31/08/2010, 19:43

Siz Ne Düşünüyorsunuz? Yorum filan...?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

antibakteriyel

Twitterttıklattırdıklarım

Hata: Twitter yanıt vermedi.Lütfen birkaç dakika bekleyip bu sayfayı tazeleyin.

Şunlardan Bahsederim…

Falanca bi zaman yazdıklarım

Kopyalayanın ensesindeyim!

Protected by Copyscape Originality Checker

Gelenim gidenim boldur

  • 103,246 kere tıklamışlar zira

StatCounter

wordpress hit counter kişi ziyaret etmiş Personal Blogs Blog Directory & Search engine Follow Me on Pinterest
%d blogcu bunu beğendi: