:::
okumakta olduğunuz yazı...
Duyarlı Olmak lazım, Eleştiri, Politik, spiritüel alemler, Tatmak lazım, yazılarım

vejeteryan olmak ve olmamak

Pek sevgili vejeteryan arkadaşlarım! Sizlerin bu önemli duruşunuza ne kadar saygı duyduğumu bir kez de buradan yazmak istedim. Kuşkusuz sadece sağlığınız için değil, aynı zamanda biricik hayvan dostlarımızı düşündüğünüz, hatta bu durumu kimi zaman politik bir duruş olarak da sergilediğiniz için sizlere ne kadar teşekkür etsem azdır. Bu konuda sizi sonuna kadar desteklediğimi bilmenizi isterim. Ancak ne var ki ben doğadaki bazı hayvanlar gibi hala bir etoburum.

"Bugün hiç bir vejeteryana sarıldınız mı?" - Bence etoburların daha çok sevgiye ihtiyacı var ya neyse :)

Daha da fazlası bu durumdan hiç rahatsız değilim. Ciddi ciddi severek yiyorum et ve ürünlerini. Hatta beni doyurdukları ve bedenim için önemli bir protein kaynağı oldukları için onlara teşekkür dahi ediyorum. Sırf ben bir öğün doyayım diye kendi hayatlarını feda ettiklerinin de farkındayım. Ancak daha önemli gördüğüm başka bir detay da şu: aynı şeyi tükettiğim sebze/meyveler için de yapıyorum. Belki “deli/çatlak” veya eşdeğer bir sıfat uygun görürsünüz bu durumum için bilemiyorum ama ben sebze ve meyvelerin de tıpkı hayvanlar gibi canlı olduklarını ve dalından koparılan bir meyvenin de acı çekebileceğini düşünenlerdenim. İşte tam bu noktadan baktığımda bitkilerin hayvanlardan pek de farkı olmadığına inanıyorum. Elbette şimdi konuyu buralara çekince de vejeteryan olmanın benim için aslında etobur olmaktan bir farkı olmadığını da zaten anlamışsınızdır.

Öte yandan sizin duruşunuza hala saygı göstermekle beraber, et yiyen/yiyebilen birine olan aşağılayıcı, üstten bakan, “ne yediğinin farkında mısın sen” temalı bakışlarınızı, ifadelerinizi malesef anlamlandıramıyorum. Hepiniz için aynı genellemeyi yapamayacak olsam da, böyle davrananlarınızın ne cüretle böyle saygısız bir tavır içinde olduğunuzu içinizden biri çıkıp anlatmadığı müddetçe de anlayamayacağım sanırım.

Evet malesef, dünyadaki nüfusunu bile artık takip edemediğim insanlar doysun diye hayvanların da (ama) bitkilerin de fabrikasyon halinde yetiştirildiği, hormonlandığı ve aynı hızla tüketilip, sindirildiği bir zamanda yaşıyoruz. Bu durumu takdir edersiniz ki ben de tasvip etmiyorum ancak bizler haftada bir öğün beslenerek doymadığımız müddetçe, hayvanların da bitkilerin de aynı hızla tüketileceğini öngörmek sadece “acı” değil “gerçek”tir de. İyisi mi siz istediğinizi yiyin, biz de istediğimizi. Ama illa bir tepki göstermek istiyorsanız bunu biz etoburlardan çok bu düzene göstermeye ne dersiniz? Duruşunuzdaki asaleti, bu durumdan sorumlu olanlara karşı kullanmaya?

Add to FacebookAdd to DiggAdd to Del.icio.usAdd to StumbleuponAdd to RedditAdd to BlinklistAdd to TwitterAdd to TechnoratiAdd to Yahoo BuzzAdd to Newsvine

About Taquo

I have been composing songs and singing since I was very little. But only recently I have decided not to keep them for myself but share them with the world. Eventually I released four singles in various languages (english, turkish, french and spanish).

Tartışma

Henüz yorum yapılmamış.

Siz Ne Düşünüyorsunuz? Yorum filan...?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

antibakteriyel

Twitterttıklattırdıklarım

Hata: Twitter yanıt vermedi.Lütfen birkaç dakika bekleyip bu sayfayı tazeleyin.

Şunlardan Bahsederim…

Falanca bi zaman yazdıklarım

Kopyalayanın ensesindeyim!

Protected by Copyscape Originality Checker

Gelenim gidenim boldur

  • 103,246 kere tıklamışlar zira

StatCounter

wordpress hit counter kişi ziyaret etmiş Personal Blogs Blog Directory & Search engine Follow Me on Pinterest
%d blogcu bunu beğendi: