:::
okumakta olduğunuz yazı...
Duyarlı Olmak lazım, Duyuru, Eleştiri, Featured, Politik, Sansur, yazılarım

izninizle internete girebilir miyim artık?!

yazıma başlamadan hemen söyliyim. eğer buraya youtube’a, google ve engelli servislerine ya da bunun gibi türkiye’de yasaklı (ya da yasaklanacak) bi milyon tane video, blog, arama motoru vb siteye giriş yöntemlerini öğrenmek için geldiyseniz, bu yazının içinde onlar yok. ama tavsiyem yine de okumanız ve hatta paylaşmanızdır…

Türkiye'de internet habire sansüre uğruyor. Biz ise sadece DNS'lerimizi değiştiriyoruz!

yazının icadı, kızılderililerin dumanla haberleşmesi, mektuplaşma, telefon, radyo, televizyon ve artık (şimdilik) internet. bunların hepsi insanoğlunun ilk çağlarından beri haberleşmeye, bilgiye ulaşmaya ve bilgiyi aktarmaya ne kadar önem verdiğini gösteren gelişmeler. öyle ki internet dediğimiz ağ artık cep telefonlarımıza bile girdi. her geçen gün daha da hızlanarak hayatımızın kaçınılmaz bir parçası haline geldi. facebook, twitter gibi servisler sayesinde insanlar adeta kendi kişisel haber ağlarını bile oluşturdular. hayatınızın herhangi bir anını sevdiklerinizle paylaşmak, sadece birkaç saniye!

tüm bunlar boşuna oluşmadı ve oluşturulmadı. hepsi hala aynı ihtiyaçtan beslendiler: haberleşme, bilgiye ulaşma, bilgiyi aktarma. bu sayede farklı toplumlar arasında bağlar da gelişti. çünkü örneğin avustralya’da biriyle konuşmak için yüklü telefon faturaları ödemenize gerek yok artık. bir anlamda kollektif bir bilince sahip olma içgüdüsüyle hareket ediyor insanoğlu. sesinizi, fikirlerinizi başka kıtalara kolayca ulaştırabilirsiniz zira. benzer şekilde bir başkasınınkini de öğrenebilirsiniz. herşey bir anlamda parmaklarımızın ucunda artık.

öte yandan bundan mutlu olmayan birileri de var bir yerlerde. üstelik de önemli yerlerde. bu teknolojinin “engellenebilir” birşey olduğunu öğrenen bu “önemli kişiler”, ağızları köpüre köpüre koca bir ülkenin bu internet dallarından bazılarını kesmeye başladılar. sırf kendi çıkarlarına uymadığı için. sevmedikleri için. işlerine gelmediği için. çin, küba, mısır, iran filan derken bu kişiler türkiye’de de kendilerini göstermeye cüret ettiler birkaç yıldır. youtube’la başladılar işe. sonradan arkası geldi. wordpress, blogger, bilumum ve malum video siteleri ve son olarak (şimdilik) google’ın bazı servisleri.

bizler ne yaptık? yine teknolojiyi kullandık. her yasağı bir delme yöntemi bulunurdu çünkü. işin erbabı bilgilerini hemen yine internette paylaştı. ne yapıldı edildi, dns’ler değiştirildi vs ama o yasaklanan sitelere girmeyi başardık. yine engellendi. yine başardık. sonu yok. yine engellenecek, yine gireceğiz. peki ya sonra?

yasakçı hükümetin zihniyeti aynı zihniyet olarak kaldığı müddetçe, bu kısır döngü böyle devam edecek, birinin engelini diğerinin delmesiyle. ben de diyorum ki, birçok kişi gibi ben de artık bu işten sıkıldım. wikipedia’da internet censorship diye aradığınızda en uzun yazılardan birinin türkiye hakkında olmasından yasaklayanlar değil de neden biz utanalım? neden engellenen aslında bizleriz, herhangi bi suçumuz olmamasına rağmen. neden kullandığımız servisler (eğlence ya da iş için farketmez) bir bir engelleniyor ve bunlar için açıklama bile yapılmıyor. neden her bir yasakta hacker gibi o yasağı delmek için internetin altını üstüne getirmek zorundayız. neden suçlu olmadan suçlu muamelesi görüyoruz (annenizin sizi cezalandırmak için “bu gece televizyon yok” dediğini hatırlayın). daha bir sürü “neden”le başlayan soru eklemek mümkün buraya.

dns ayarlarını değiştirmek gibi bir çözüm olmasaydı mesela, o zaman hırslanıp birşeyler yapar mıydık acaba şimdiye kadar. meselaaa bu sansürcü zihniyete karşı örgütlenir miydik. istiklal caddesinde büyük kalabalıklar halinde yürüyüp protesto eder miydik. sesimizi bir yerlere daha güçlü duyurabilir miydik. özgürlüğümüze uzanan elleri biraz olsun engelleyebilir miydik? insanlık özgürleşmeye ve kollektif bilince, dünya globalleşmeye doğru ilerlerken, örümcek kafalı (gerçek örümcekleri tenzih ederim) yöneticilere biraz olsun hadlerini bildirebilir miydik…

aklıma geldi, merak ettim… fikir veriyo gibi olmiyim… ya da olayım :)

GÜNCELLEME:

14.07.2010: Pek güzel, harika! Bugün aldığım bir habere göre 17 Temmuz’da Taksim’de internetteki sansüre karşı bir yürüyüş yapılacak. Orada olmak isteyenler için yer: Taksim meydanı, saat: 17:00! Detaylı bilgi için http://www.sansurekarsiyuruyus.com/ adresini ziyaret edebilirsiniz…

Add to FacebookAdd to DiggAdd to Del.icio.usAdd to StumbleuponAdd to RedditAdd to BlinklistAdd to TwitterAdd to TechnoratiAdd to Yahoo BuzzAdd to Newsvine

About Taquo

I have been composing songs and singing since I was very little. But only recently I have decided not to keep them for myself but share them with the world. Eventually I released four singles in various languages (english, turkish, french and spanish).

Tartışma

Henüz yorum yapılmamış.

Siz Ne Düşünüyorsunuz? Yorum filan...?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

antibakteriyel

Twitterttıklattırdıklarım

Hata: Twitter yanıt vermedi.Lütfen birkaç dakika bekleyip bu sayfayı tazeleyin.

Şunlardan Bahsederim…

Falanca bi zaman yazdıklarım

Kopyalayanın ensesindeyim!

Protected by Copyscape Originality Checker

Gelenim gidenim boldur

  • 103,225 kere tıklamışlar zira

StatCounter

wordpress hit counter kişi ziyaret etmiş Personal Blogs Blog Directory & Search engine Follow Me on Pinterest
%d blogcu bunu beğendi: