:::
okumakta olduğunuz yazı...
Duyarlı Olmak lazım, Eleştiri, Featured, Politik, yazılarım

hayırdır inşallah

bazen insanlar birbirleriyle iyi geçinemezler. birinin ak dediğine diğeri kara dedi mi, başlarlar kavga etmeye. fikirleri mi değişir? yoo, hatta amaç fikirleri değiştirmek bile değildir ki zaten. dahası neden kavga ettiklerini bile unuturlar çoğu zaman. tek bildikleri artık “onun” düşman olduğudur. farklı anlayışlarının, farklı görüşlerinin, farklı yaşamlarının olduğudur. ve öyle bir zaman gelir ki bu kişiler neden kavga ettiklerini çoktaaan unutup sırf birbirlerini düşman belledikleri için artık her türlü sebepten birbirlerine girmeye başlarlar.

çözüm arayışı filan yoktur ortada asla, buradan kimliklerini besledikleri için. varoluşlarını adeta bunun üzerine kurmuşlardır zira. çözüm gelirse kendilerinin de yokolacağını filan düşünürler. kendilerini tanımlamak için zeka gerektiren birşeyler ortaya koymaktansa, hayvani içgüdülerine gönüllü olarak boyun eğip işin kolayına kaçarlar. bu uğurda yaralanırlar, zedelenirler, kendi halklarından masum insanları kaybederler ama yine de aynı yolda devam etmekten bir adım geri atmazlar.

bir de başkaları vardır bi taraftan, bu kavgalardan beslenen. ikisine de çaktırmadan yardım ederler bu kişiler. bedavaya değil elbette, çıkarlarını düşünürler doğal olarak. birine taş satar, öbürüne sopa. iki “dangalak” birbirini döverken, o diğeri ya da diğerleri, daha da bir gaza getirirler ki bu durumu, kesilmesin musluklarının suyu. bakarlar ki ortalık bir süredir fazla süt liman, hemen başlarlar çalışmaya. biri fitili koyar biyerlere, diğeri de ateşi. başka bişeye gerek yoktur zaten. insani zeka pırıltısından yoksun o iki dangalak çoktan hazırdır birbirine girmeye. hatta artık zahmet de etmezler birbirlerini dövmeye. nihayet kendi halklarını da kendileri gibi yetiştirmişlerdir. salıverirler birbirlerinin üstüne. böyle böyle yıllar, asırlar geçer, birilerinin kesesi dolarken, bizimkiler de bir kenarda kavga etmelerine gerek kalmadan sadece birbirlerine beylik laflar atıp dururlar. uğurlarına kavgalarını sürdürecek birileri bulunur nasıl olsa.

düzenlerini bir defa böyle kurunca artık onu değiştirmesi de kolay değildir. durumun zavallığını dışardan bakınca görseler bile, bundan nemalanan o kadar çok kurt vardır ki, “tamam – ateşkes” diyecek olanı yaşatmazlar adeta. bu fasit daire artık kendi ivmesiyle dönerken de olan o çarkların arasında ezilen masum insanlara olur. onun da çaresi vardır gerçi. yaralanana gazi derler, ölene şehit. masuscuktan onurlandırırlar onları. nerdeyse o onur?! ama biz nedense göremeyiz o onuru işte.

…derken birden kanter içinde uyandım dün gece. bir rüya görmüşüm meğerse. hatta bir kabus!… mesela… neyse ki hepsi bi rüyaymış!… keşke herkes uyansa!!… birer birer. çokar çokar.

About Taquo

I have been composing songs and singing since I was very little. But only recently I have decided not to keep them for myself but share them with the world. Eventually I released four singles in various languages (english, turkish, french and spanish).

Tartışma

Henüz yorum yapılmamış.

Siz Ne Düşünüyorsunuz? Yorum filan...?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

antibakteriyel

Twitterttıklattırdıklarım

Hata: Twitter hesabının erkese açık olduğundan emin olun.

Şunlardan Bahsederim…

Falanca bi zaman yazdıklarım

Kopyalayanın ensesindeyim!

Protected by Copyscape Originality Checker

Gelenim gidenim boldur

  • 103,230 kere tıklamışlar zira

StatCounter

wordpress hit counter kişi ziyaret etmiş Personal Blogs Blog Directory & Search engine Follow Me on Pinterest
%d blogcu bunu beğendi: